Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi

Bodrum Kalesi içerisinde yer alan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, 1958 yılında sünger avcılarının rastlantı sonucu buldukları heykel ve amforalar sayesinde kurulmuştur. Müze sezon boyunca birçok tatilcinin uğrak noktası olsa da hak ettiği ilgiyi görmediğini düşünüyoruz. Bu müze Amerika, İngiltere, Fransa veya diğer bir Avrupa ülkesinde olsa hiç şüphesiz her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçi akınına uğrardı. 

Bodrum’a tatile gelmiş çoğu tatilcinin korkarız ki böyle değerli bir müzenin varlığından bile haberi yok ya da varlığını biliyorlar ancak değerinden haberdar değiller. Avrupa ülkelerindeki müzelerin önündeki kuyrukları görünce, biz yeterli tanıtım yapmıyoruz herhalde diye düşünüyor insan. 

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi yazımızı okuyunca belki siz de bize hak verirsiniz…

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde 14 adet sergi salonunda dünyanın en zengin Doğu Akdeniz amforaları koleksiyonunu görebilirsiniz. Koleksiyon, MÖ.15 ve daha sonraki yıllara dayanan amforalardan oluşuyor. Ayrıca, Serçe Limanı Cam Batığı Salonu’nda 1025 yılında batan ‘Tunç Devri’ne ait tekneyi de görebilirsiniz.

Müzenin en önemli sergilerinden Uluburun Batığı ise ‘Tunç Devri’ salonunun ikinci ve üçüncü bölümünde sergileniyor. Dünyanın en eski batığı olarak bilinen Uluburun’un birebir replikasının yanı sıra batıktan çıkarılan Mısır Kraliçesi Nefertiti’nin altın mührü ve firavunun altın şarap kadehi gibi birçok paha biçilmez eser de bu sergide. 

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen diğer batıklar ise: Gelidonya Batığı, Yassıada Batığı, Roma Tüccar Gemisi Batığı, Şeytan Deresi Batığı, Marmaris Serçe Limanı Batığı ve Tektaş Burnu Batığı.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi
Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ni her yıl yaklaşık 30 bin kişi ziyaret ediyor.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Tarihi?

1958’de Amerikalı gazeteci Peter Throckmorton sünger avcılarının hikayesini araştırmak için geldiği Bodrum’da Gelidonya Batığı’nın hikayesini duyar. Bodrumlu sünger avcısı Kemal Aras tarafından rastlantı sonucu keşfedilen Gelidonya Batığı’nın ‘Tunç Devri’ dönemine ait önemli bir tarihi buluntu olduğunu düşünen Peter Throckmorton bu keşfi daha önce Polatlı yakınlarında Gordion kazılarını yönetmiş olan Pennsylvania Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Robin Young’a haber verir. Young da en parlak öğrencisi ve ‘Tunç Devri’ konusunda doktora yapan ve günümüzde sualtı arkeolojisinin babası kabul edilen George Bass’ı bilgilendirir.

George Bass ve Peter Throckmorton bir yıl sonra 1960’da birlikte dünyanın en önemli sualtı keşfini yaparlar, tabi sünger avcısı Kemal Aras sayesinde. İşte bu tarihi keşif Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinin kuruluşunun sebebi olur.

27 yaşındaki George Bass; “Bulduğumuz paha biçilmez eserleri saklayacak bir yere ihtiyacımız vardı ve bizim de sadece 200 dolarımız vardı” der. Daha sonrasında Bodrum Kalesi Şövalyeleri’nin yemek odasını boyayıp pencere ve kapı yaparlar. Gelidonya Batığı’ndan çıkan buluntuları buraya koyup, ertesi yıl Türk yetkililerden aldıkları 1000 dolar destekle müzenin ilk cam vitrinleri yapılır.

George Bass, 1962 yılında Yassıada kazısı sırasında tanıştığı Türkiye’nin ilk sualtı arkeologu Oğuz Alpözen ile birlikte Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ni kurarlar. Oğuz Alpözen 2005 yılına kadar müze müdürülüğü görevini yürütür.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi
Araştırmalara göre M.Ö. 1200 yılında Orta Doğu menşeli bir ticaret gemisi Gelidonya Feneri’nin karşısındaki adaların arasından geçerken kayalara çarparak batar.

Gelidonya Batığı

Araştırmalara göre M.Ö. 1200 yılında, 20 metre uzunluğundaki Orta Doğu menşeli bir ticaret gemisi Gelidonya Feneri’nin karşısındaki adaların arasından geçerken kayalara çarparak batar. Yaklaşık 3200 yıl kimse burada batık olduğunu bilmez, ta ki 1953’de Kemal Aras sünger avlamak için buraya dalana kadar. Kemal Aras bu batıktan ufak tefek parçalar çıkardığında dünyanın en önemli keşiflerinden birini yaptığından habersizdir. Eğer bu buluntuları Amerikalı gazeteci Peter Throckmorton’a göstermeseydi!

Bu batığın Tunç Devri’ne ait çok önemli bir batık olduğunu düşünen Peter Throckmorton, Prof. Dr. Robin Young’un öğrencilerinden George Bass ve ekibiyle birlikte 1960 Haziran’ında Gelidonya Feneri açıklarında sualtı kazılarına başlar ve 1960 Eylül ayında kazılar sona erir. Zamanın çok değerli mallarını taşıyan gemiden bazıları bakır, kalay külçeler ve kurşun döküntüler, boncuk kavanozları, baharat kavanozları ve kristaller çıkarılır. İşte buradan çıkarılanlar günümüzdeki Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin kurulmasına sebep olur. Ayrıca bu keşif ilk bilimsel sualtı kazısının da başlangıcıdır. 

Marmaris Serçe Limanı Batığı 1970 yılında sünger avcısı Mehmet Aşkın tarafından rastlantı sonucu keşfedildi.

Marmaris Serçe Limanı Batığı

Tunç Devri batığı sonrası keşifler birbirini kovalar ve 1970 yılında gene bir sünger avcısı Mehmet Aşkın’ın rastlantı sonucu keşfettiği Marmaris Serçe Limanı Batığı keşfedilir. Dünyanın Ortaçağ döneminden kalma en büyük İslam cam eserleri koleksiyonu çıkarılır bu kargo gemisinden. Bir milyon parçaya ayrılan binlerce cam eşya Bodrumlu genç kızların da yer aldığı bir ekip tarafından tam 20 yıl emek harcanarak birleştirilir ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmek üzere yerini alır.

1977 – 1979 yılları arasında George Bass ve ekibi tarafından çıkarılan batık büyük ölçüde sağlam kalmış. Bu batıkta, İslam – Bizans Devletleri arasında serbestçe gidip gelmekte olan bir tüccarın malları olduğunu düşünülmektedir. O dönemde; hurda camlar yeniden işlenmek üzere gemiye konulurken, yeni üretilen camlar da uğranılan limanlarda satılıldığı düşünülüyor. 

M.Ö 1400 yıllarında bir Suriye gemisinin limana gelişini anlatan bir ‘Mısır Mezar Resimi’ndeki çizimler ile Uluburun Batığı’nda çıkarılan buluntular şaşkınlık derecisinde hemen hemen birbirinin aynıdır. 

Uluburun Batığı

1982 yılında ise gene bir sünger avcısı Mehmet Çakır, Antalya’nın Kaş ilçesinin 8 kilometre yakınlarında Uluburun Batığı’nı keşfeder. O dönemler sünger dalgıçlarına eski enkazları nasıl tanımlayacaklarına dair eğitimler verilirdi Deniz Arkeoloji Enstitüsü ( INA ) tarafından. Mehmet Çakır’ın buradaki bulgularının çizimlerini Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Oğuz Alpözen’e göstermesiyle yer tespiti için giden inceleme ekibi ve Oğuz Alpözen 1982 yılında Uluburun Batığına dalarlar.

M.Ö. 14. yüzyıldan kalma bu geminin kargosu bilim dünyasını şaşkına çevirir. Geçmiş tarihte bilinen en büyük kargo gemisi olan Uluburun Batığı 3400 yıllık bir tarihe sahiptir. 

Arkeologların ilgisi çeken bir diğer ilginç tesadüf ise bir ‘Mısır Mezar Resimi’nde anlatılan hikaye ile ile Uluburun Batığı’ndan çıkan buluntuların benzerliğidir.  M.Ö 1400 yıllarında bir Suriye gemisinin limana gelişini anlatan bu ‘Mısır mezar resimi’ndeki çizimler ile Uluburun Batığı’nda çıkarılan buluntular şaşkınlık derecesinde hemen hemen birbirinin aynıdır. 

Batığın toplam ağırlığı 20 tonu bulan kargosu içinde fildişi, gümüş, amber, altın, seramik, teneke, tunç, bakır, cam külçeler, Afrika abanozu, Baltık amberi, altın ve gümüş mücevher koleksiyonun yanı sıra Kraliçe Nefertiti’nin altın mührü ve firavunun altın şarap kadehi, paha biçilmez eserler, heykelcikler, kılıçlar, oklar, yaylar ve ok uçları olmak üzere tam tamına 18 bin parça eşya bulunur ve sergilenmek üzere Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ndeki yerlerini alır.

Sualtı Arkeoloji Enstitüsü kurucusu olan George Bass ve Cemal Pulak önderliğinde, arkeolojik kazı tekniklerine uygun olarak 1984’te başlatılan çalışmalar 1994 yılında tamamlanır.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi
Bodrum Kalesi, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Nerede?

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi 1995 yılında Avrupa’da “Yılın Müzesi” Yarışması’nda “Özel Övgü” ödülünü almıştır. Müzede sergilenen buluntuların önemini umarız Bodrum’a gelen tüm tatilciler anlar. Henüz ziyaret etmediyseniz bir gününüzü ayırıp dünyanın en önemli müzelerinden Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ni mutlaka görün…

Müze, Bodrum merkezinde yer alan Bodrum Kalesi içinde, yani aynı gün hem Kale’yi hem müzeyi gezebilirsiniz. Bodrum otogarından sahile doğru yürüdüğünüzde Bodrum Kalesi bütün ihtişamıyla karşınıza çıkacak. Bodrum’un diğer lokasyonlarından gelmek istiyorsanız şehir içi minibüsleri de kullanabilirsiniz. Bodrum Ulaşım Rehberi yazımızdan bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin harita konumuna da bu linkten ulaşabilirsiniz.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi
Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne giriş 2020 yılı için 48 TL’dir.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Giriş Ücreti?

Bodrum Kalesi ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi giriş ücreti 48 TL’dir. Eğer ‘müze kartınız’ varsa yılda iki defa ücretsiz giriş yapabilirsiniz. 

Tatilinizin teması güneş ve deniz olsa da tüm imkanlarınızı zorlayıp bir gününüzü kale ve müzeyi gezmek için ayırın. Unutmadan sabah erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederiz, güneş tepedeyken gezmek bunaltıcı olabilir. 

Yaz dönemi açık olduğu saatler 08:30 – 18:30 

Kış dönemi açık olduğu saatler 08:30 – 17:30

2020 yılı için giriş ücreti 48 TL’dir

Müze’de müzekart da geçerli ve müzekart ile yılda iki defa ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz.

Düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi bu yazının altındaki yorum bölümünde bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.

KAYNAK
  1. www.bodrum.bel.tr/sualti-arkeoloji-muzesi.html
  2. www.muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=BSA01&DistId=MRK
  3. https://www.youtube.com/watch?v=YODAStNuqes
  4. www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVWx1YnVydW5fYmF0JUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIx
  5. www.hurriyet.com.tr/gundem/denizler-altinda-1100-yil-39036880
  6. https://sarkac.org/2018/05/sualti-arkeolojisinin-hikayesi/
Yorumunuzu bırakın
Yorum
Ad - Soyad
E-posta
Bodrum'dan haberiniz olsun! Yeni yazılarımızın posta kutunuza gelmesini ister misiniz?
Abone Ol
close-image
Bizi sosyal medya hesaplarımızdan da takip edin!